Sitemiz en iyi 1280 x 1024 çözünürlükte ve Mozilla Firefox tarayıcısı ile görüntülenmektedir.

Dile Kolay 58 Yıl

Kategori - Hikayeler ( Hikayesi )


Evlilik kurumunun ciddi bir sarsıntı geçirdiği ileri sürülüyor. Ağırlaşan yaşam koşullarının, boşanmaları arttırdığı iddiası, belki de geçerli...
Size bir çiftten bahsetmek istiyorum. Güzel bir gezi turuydu. Bu turda tanıştım onlarla. İkisi de dünya tatlısıydı. Şükriye ve Ahmet amca. Aman Yarabbim! Ne tatlı insanlardı onlar. Tam 58 yıllık bir evlilikleri vardı. Birbirleri kendileri için tek dayanaktı. Çünkü hayatta başka kimseleri yoktu onlar için. Sadece ikisi vardı. Hala birbirlerini seviyor ve büyük saygıyla hitap ediyorlardı. "Hala böyle insanlar var mı?" diye sordum kendi kendime. Tek çocukları olan oğulları Amerika da yaşarken, onlar bir başlarına evlerinde yaşamayı tercih etmişler. Oysa ki, oğulları her an alabilirmiş yanına. Ama onlar o kadar anlaşır insanlar ki, istememişler bunu. Biri otururken biri ayakta öylece geçirivermişler onca seneyi. Hep birbirlerine destek olarak.
Bendeki bu yazma isteği sanırım o zamanlardan varmış. Fakat boşandıktan sonra bu cevherim ortaya çıktı.
Neyse hikayelerini sordum. Şükriye teyze inanın Ahmet amcadan müsaade isteyerek anlatmaya başladı. Ben böyle birşey görmemiştim. Bu nasıl bir saygıydı?
Şükriye teyzeye birgün annesi, vakıfta görevli Ahmet amcanın annesinin kendisini çok beğendiğini anlatır. Aynı zamanda da oğullarına göstermek istediklerini söyler. Şükriye teyze o anda utancından kıpkırmızı olmuş. Annesi "Hani canım, şu bizim gibi göçmen gelip, Küçükköy e yerleşen Vasfiye teyzenin oğlu. Hem hali vakti de yerindeymiş çocuğun. Söz verdik. Gelip isteyecekler seni". demiş.
O günden sonra Şükriye teyzecik, sevinçten mi, üzüntüden mi, yoksa yüzünü hiç görmediği bir adamla evlenmenin getirdiği şaşkınlıktan mıdır, bilinmez, yemeden içmeden kesilmişti. Gün boyu, "Ahmet bey dedikleri nasıl bir delikanlıdır acaba?" diye düşünüyor, geceleri ise, gözüne uyku girmiyordu.
Aynı gecelerde Ahmet amcada, annesinin kendisi için görüp beğendiği, "Sarı saçları topuklarını döven, deniz yeşili gözlü, 16 yaşındaki Şükriye" yi merak ediyordu. Bakalım kendisine eş olarak seçilen bu kızı, sevebilecek miydi? Ah bir kez olsun yüzünü görebilseydi bari...
Ama genç adam, bunun olanaksız bir şey olduğunu biliyordu. Evleneceği kızı ancak düğün günü görebilirdi: o zamanki adetler böyleydi işte..
Ahmet amca, evleneceği kızı hayal ededursun, Şükriye de, kocası olarak delikanlıyı, ancak bir kez, uzaktan görebilmişti:
"Ahmat amcanın küçük bir yeğeni varmış. Çocuğu birkaç kez uzaktan göstermişler. Bunu hiç unutmuyor Şükriye teyze. Birgün cumbalı evlerinde oturmuş, çeyizini koyacağı bohçaları işliyormuş. Bakmış, karşı kaldırımdan Ahmet amcanın yeğeni, yanında uzun boylu, yakışıklı bir gençle, ilerdeki kahveye doğru gidiyor. Tamam, demiş içinden. Herhalde benim kocak olacak adam bu! Alıcı gözüyle uzaktan şöyle bir süzmüş Ahmet amca yı. Hemen beğenmiş onu. İçi rahatlamış. Aylardır kafasını kurcalayan "acaba" sorusuna, uzaktan da olsa gönlünce bir yanıt alabilmişti. Gerçekten Ahmet amcanın söylendiği gibi çok yakışıklı bir genç olduğuna artık iyice inanmıştı. Çeyizlerinin başına döndüğünde daha büyük bir hevesle işlemeye başlamıştı artık.
Genç adam ise, üç ay boyunca sözlüsünün ancak ismini, saç ve göz rengini öğrenmekle yetinmek zorunda kalmış. Bu nedenle de, düğün günü yaklaştıkça, heyecanı doruğuna ermiş.
"Nişan törenleri yapıldığında artık evleneceği kızın yüzünü görebilecekti. Acaba nasıl biriydi? GÜzel miydi? Bunu bilmiyordu..Durmadan dua ediyordu. İnşallah gözüme gönlüme uygun bir kızdır. Allahım, sen bana acı ne olur diyordu".
Ve o gün geldiğinde eli ayağı iyice birbirine dolanmış. Hay Allah! Neden bu kadar heyecanlanmıştı acaba? Şükriye teyzeyi gördüğünde ise, hayallerini süsleyenden de güzel bir kızla karşılaşınca öylece kalakalmış. Ne yapacağını bilememiş. Ama o andaki duyduğu sevinci, huzuru ve mutluluğu hala yaşıyor gibi anlatıyordu.
Öyle böyle tam 58 yılı devirmişler. Tek devrilmeyen, tek geçmeyen sevgileriydi. Şükriye teyze anlatmaya devam ediyordu:
"Evlenip, kayınvaldemin yanına gittik. Ahmet amca nın aldığı maaşın bir kısmını kiraya veriyor, geri kalanıyla da kayınvalidesi, kayınpederi, kendisi ve çok sevdiği eşi gül gibi geçinip gidiyorlarmış. O günlerdeki mutluluklarını gözlerinin içi parlayarak anlatıyordu. İnanamıyordu insan. Evini çok sevmiş. Kayınvalidesini de anne yerine koymuş. Daha sonra Ahmet amcanın işi gereği değişik yerlerde bulunmuşlar. Şükriye teyze, Ahmet amca ne kazandıysa onunla yetinmeyi bilmiş. Güçlüklere hep birlikte karşı durmuşlar. Bu şekilde bunca seneyi eritip gitmişler sevgi ve saygı içinde...
İnşallah aynı şekilde mutluluklarınız sürüyordur canım Şükriye teyzem ve Ahmet amcam...Ellerinizden öpüyorum...



Kaynak : http://www.hikayeler.net/yazilar/133854/dile-kolay-58-yil/ - Ekleyen : Zeynep Akıllı
Not : "Dile Kolay 58 Yıl" isimli hikayenin tüm hakları yazarına aittir. Amacımız belirli kişiler tarafından yazılmış yazıların daha çok okuyucu kitleye ulaştırarak daha fazla kişi tarafından okunup yararlı olmasını sağlamaktır. Hikayenin bu sitede yer almasından rahatsız olan yazar, hikayenin silinmesini istediği takdirde sistemden silinecektir.
Ayrıca bize hikayelerinizi gönderebilirsiniz.
İletişim

Yorumlar

Bu Yazıya Hiç Yorum Yazılmamış İlk Yorum Yazan Siz Olmak İstermisiniz ?


Benzer Yazılar