Sitemiz en iyi 1280 x 1024 çözünürlükte ve Mozilla Firefox tarayıcısı ile görüntülenmektedir.

Geleceği Karartmak (4)

Kategori - Hikayeler ( Hikayesi )



-Söylemem sözüm var .Onu da sen söyle de hem yeminim dursun hem de bilelim ki sende bir şeyler biliyorsun.

-Seda yosması değil mi bu kız?

-Ben bilmem sen söyledin.

-Ben söyledim tabii. Benim gözümden kaçar mı böyle bir şey? O kadar zorlarımda elini değdirmez elime başkasından çocuk doğurup sokağa atar şırfıntı.

-Kızda gözün var öylemi?

-Var. Olmaz mı? Hem de ne zamandır.

-Kimden peydahlamış bu bebeyi?

-Deyyusun birinden. Kaçıp gitti pezevenk.

-Geri gelmez yani.

-Gelse de kıza falan bakmaz daha. Hele de bu olaylardan sonra hiç bir şey çıkmaz.

-Kız biraz hoppaya benziyor.

-Hemi de ne hoppa. Bundan sonrada kapanın elinde kalır zahir.

-Çocuk nerde şimdi?

-Muhtar karakola götürmüş dün sabah.Komiserde sütü olan bir geline göndermiş. Musa dayılara.

-Çıkartamaz mıyız oradan.

-Oha. Destur. Başımı mı yakacan sen benim bu yaştan sonra?

-Bu yaştan sonra bebek gibi karıları sıkıştırmayı biliyorsun ama!

-O başka bu başka.

-Onu koynuna korsam?

-Anlamadım?

-Anladın anladın.Kızda gözün yok mu senin?

-Vaar.

-E o zaman bende diyorum ki sen bu bebeyi bana bul kız koynunda.

-Olmaz öyle şey. Bebek hırsızımı yapacan beni bir boyalı yosma için.

-Boyalı yosmaya yanıp tutuşuyorsun ama.

-Benim aklımı çelme. Bu iş bana göre değil.

-Sen kalk git bir düşün bu kızı. Çocuğu da ihmal etme. Bu işten seninde çıkarın var benimde. Ne yapacaklar sonra? Verecekler bebeyi yabancı bir aileye. Benim bir tanıdığım var çok hevesli çocuğa. Çokta para verir bu işe. Sen bir düşün. Hem para hem süt gibi kız.

-Düşünürüm ama hiçte hevesim yok bilesin. Yarın akşam gelmezsem beni unut bu işte.

-Sen iyi düşünde kararına razıyım. Akıllı adamsındır sen. Kaz gelecek unutmada. Hem de iki kaz birden.

Bakkal Necati kapıyı iyi kollayarak çıktı dışarı. "çok şükür gören olmadı" diyerek. Hızlı adımlarla bakkala doğru giderken melahat’ın söylediklerini de düşünüyordu. "Kızı elde etmek güzelde. Şu çocuk meselesine beni karıştırmasan olmaz mı?” diye söylene söylene bakkala varmıştı bile. Gelen üç beş müşteriyi alelacele baştan savar gibi işlerini görüp göndermişti. Sedanın ekmek almaya geleceği saate yakın Allah’a yalvarışları da sıklaşmaya başlamıştı.

-"Şimdilik başka gönderme Allah’ım. Beklet daha sonra hepsini birden gönder razıyım" diye dua ediyordu.

Ekmekleri koyduğu camekanın yerini değiştirip tezgahın arkasına yakın bir yere koydu. Kendide eline fırçayı alıp kapı girişinde oyalanıp beklemeye başladı. Seda uzaktan göründüğünde kalbi şimdiye kadar hiç olmadığı kadar hızlanmış heyecanı hat safhadaydı. içeri girdiğinde kapıyı kapatıp peşinden gitti. Tam tezgahın köşesinde kolundan tutup içeri perdenin arkasına çekti. İtiraz edecek vakit bile bulamamış hiç beklemediği bu hareket karşısında adeta dili tutulmuştu.

-Burda dur. Ben kapıya bir bakayım. Çok önemli şeyler oldu konuşmalıyız.

Perdeden dışarı çıkıp geri dönmesi on saniye sürmemişti. Şaşkınlığının geçmesine fırsat vermeden bir elini omzuna koyup diğer elini kalçasına atmıştı bile. Vücudunu da bastırıp duvar ile arasına sıkıştırmayı ihmal etmemişti. Sedanın şaşkınlığı had safhadayken.

-"Kan emiciler mahalleyi sardı" dedi ağzını boynuna yapıştırırken. "Çocuğu sorup duruyorlar deyyuslar." Diğer eliyle de göğsünü sıkıştırmaya başladığında İlk defa ele geçirdiği bu fırsatı değerlendirmek için acelesi var gibiydi. Salyaları akmaya başlamıştı bile.

-Sana sormadan bildiğim bir şey var demedim.

Diğer eli eteğini sıyırıp iç çamaşırına ulaşmıştı . O anda

-Dur be pislik herif. Daha loğusayım. Hiç mi Allah’ın yok. Üç dört günlük kadına insan olan saldırmaz be.

-Tamam tamam bir an düşünemedim. Bekle dersen beklerim kızma hemen. Hani çocuk senin değildi.

Seda o sinirle kırdığı potu anca fark edebilmişti ama iş işten de geçmişti. Toparlamaya çalıştı.

-Değil tabi. Sen benden biliyorsun ya. Farzet ki benden o zaman loğusa olmaz mıyım? O anlamda dedim. Sinirden ne dediğimi mi biliyorum ben. Kimmiş bu kan emiciler? Deyyuslar.

-Senin değilse seni ilgilendirmezdi. Benimle oynama kız seda. Çocuk bal gibi senin. Hem de ümitten. Onu geceleri eve aldığını bilmiyor muyum sanıyorsun?

-Aldıysam aldım sana ne? Çocuk benim değil.

-Eh peki o zaman. Sen bilirsin.

-Ya dur Tamam. Sen ağzını sıkı tut.

-Ne sıkı tutacağım. Bu işin içinde olan biteni bir bilsen.

-Neymiş bi anlat bakalım.

-Sen ağzındakini bir çıkar. Bu çocuk senin değil mi?

-Tamam benim. Ne yapsaydım. Pezevenk peydahlayıp kaçtı. Kime anlatırdım ki derdimi? Sen bu mahalleyi biliyorsun. Tefe koyarlardı Allah’ıma. İt oğlu iti sevdim bir kere. Alacak sandım.

-Sen öyle her alacağım diyeni alırsan yatağına olacağı bu. Bana hiç yüz vermedin. Bak benim karı öleli onca yıl olmuş. Benim almam garanti değil miydi? Gittin o deyyusa verdin kendini. Kaldın şimdi ortada.

-Yaşın yaşıma denk mi senin. Mahalleli gülmez miydi bana.

-Şimdi tam gülecekler ama.

-Bırak şimdi bunları. Anlat bakalım neler oluyor?

-Çocuğu ele geçirmeye çalışanlar var. Ama kim bunlar diye sorma. Ne bilirim ne söylerim. Lakin sana haber vermekte boynumun borcuydu.

-Boynunun borcuydu çünkü beni sıkıştırmak için eline fırsat geçmişti. Öyle değil mi?

-Sen dinleyecek misin? Yoksa .........

-Tamam anlat.

-Çocuğa çok para teklif edenler varmış. Çocuğu almak için uğraşıyorlar. Bana gelip yardımcı ol dediler.

-Kimmiş ki bunlar? Nereden duymuşlar?

-Nereden olacak her taraf çalkalanıyor bu çocuk yüzünden. Benim korkum çocuk mafyasının eline düşmesi.

-Sen mi korkuyorsun? Güldürme beni. Senin başka cinliklerin vardır. Benim üzerime hesaplar kuruyorsan pişman olursun.

-Benim bütün hesaplarım senin üzerine bunumu saklayacağım. Ama bu çocuğu kurtarmanın yolunu bulmaya çalışıyorum.

-Sana mı kaldı ki bu iş?

-Anası sokağa atabiliyorsa bana da kalır,Ebeye de.

-!!!!!!!!!!?

-Ne sandın benim bir şeyden haberim yok sanıyorsun ama ben senden bile daha çok şey biliyorum.

-Sen ne istiyorsun be Necati onu söylesene?

Salyaları akarak kulağına fısıldadı:

-SENİ!!!!!!!

Muhtar netice almak için komiserin yanına gittiğinde komiser çocuğu çocuk esirgeme kurumuna teslim etmek zorunda olduklarını söyledi. Bunu da Musa dayıya ilettiğinde :

-Bebeye yazık. Hazır süt verebilen bir anne bulmuşken oralarda süte muhtaç etmeyelim. Bizde alıştık sübyana kalsın bir zaman daha.

Bu öneriyi zorda olsa komisere kabul ettirdi muhtar. Musa dayıda oldukça sevindi bu işe ailecek, gelin de dahil.

Kaynak : http://www.hikayeler.net/yazilar/42497/gelecegi-karartmak-4-/ - Ekleyen : Kenan Ocak
Not : "Geleceği Karartmak (4)" isimli hikayenin tüm hakları yazarına aittir. Amacımız belirli kişiler tarafından yazılmış yazıların daha çok okuyucu kitleye ulaştırarak daha fazla kişi tarafından okunup yararlı olmasını sağlamaktır. Hikayenin bu sitede yer almasından rahatsız olan yazar, hikayenin silinmesini istediği takdirde sistemden silinecektir.
Ayrıca bize hikayelerinizi gönderebilirsiniz.
İletişim

Yorumlar

Bu Yazıya Hiç Yorum Yazılmamış İlk Yorum Yazan Siz Olmak İstermisiniz ?


Benzer Yazılar